Startup ekosisteminde son dönemde en çok konuşulan konulardan biri, “girişim sermayesi zombileri” olarak adlandırılan fonlar ve bu fonların içindeki hisseleri toplayan yeni nesil yatırımcılar. Özellikle “buy and hold forever” yaklaşımını benimseyen bu yatırımcılar, kapanmaya yakın, çıkış yapamamış veya değerlemesi çökmüş girişimlerden pay satın alarak uzun vadede kazanç elde etmeyi hedefliyor.
Girişim Sermayesi Zombisi Nedir?
“Zombi” girişim sermayesi fonları, teknik olarak hâlâ hayatta olan ancak:
- Yeni yatırım yapmayan
- Fon süresi dolmak üzere olan veya fiilen dolmuş
- Portföyündeki şirketlerde anlamlı büyüme veya çıkış şansı çok azalan
fonlar için kullanılan bir tanım haline geldi. Bu fonların elindeki hisseler, kâğıt üzerinde bir değere sahip olsa da, pratikte likiditeye dönüşmesi çok zor varlıklar olarak görülüyor.
Neden Bu Zombi Varlıklar Hâlâ İlgi Çekiyor?
Makro ekonomik koşulların sıkılaştığı, faizlerin yükseldiği ve büyük çıkışların azaldığı bir dönemde, birçok geleneksel VC fonu portföyündeki varlıkları elden çıkarmak isterken; daha sabırlı ve uzun vadeli bakan yatırımcı tipleri bu boşluğu fırsata çeviriyor.
Bunun başlıca nedenleri şöyle özetlenebilir:
1. İskontolu Fiyatlarla Yüksek Potansiyel
Zombi fonların elindeki hisseler genellikle:
- Son tur değerlemesine göre ciddi iskontoyla
- Fon yöneticisinin vakit veya kaynak ayıramadığı şirketlerde
- Pazar dalgalanmaları nedeniyle geçici olarak değeri düşmüş girişimlerde
satın alınabiliyor. Bu da, sabırla beklemeyi göze alan yatırımcılar için yüksek getiri potansiyeli sunuyor.
2. Kaldıraçlı Sabır Stratejisi
“Hold forever” mottosuyla hareket eden bu yeni yatırımcı profili, klasik 7–10 yıllık fon ömrü baskısından bağımsız şekilde hareket ediyor. Yani:
- Girişimin IPO veya satış yapması için acele etmiyor
- Değer yaratma sürecini zamana yayabiliyor
- Piyasa döngülerinin tersine döneceği anı bekleyebiliyor
Bu noktada stratejinin özü, ucuzdan topla, uzun süre unut ve nadir ama büyük çıkışları yakala mantığına dayanıyor.
İkincil Piyasanın Yükselişi
Girişim sermayesi dünyasında “secondary” olarak bilinen ikincil piyasa işlemleri, artık sadece kurucu ortakların veya erken çalışanların pay satmasından ibaret değil. Zombi fonların portföylerini toplu halde devretmesi, yeni bir varlık sınıfı yaratıyor.
Fon Yöneticileri Neden Satıyor?
Birçok geleneksel VC fonu için durum şöyle:
- LP’lere (fon yatırımcılarına) sermaye iadesi baskısı artıyor
- Fon süresi dolarken, eldeki hisseleri taşımak maliyetli hale geliyor
- Yeni fon toplamak için geçmiş performansı netleştirme ihtiyacı doğuyor
Bu sebeplerle, fon yöneticileri portföyündeki bazı hisseleri, özellikle düşük öncelikli veya zaman isteyen girişimlerdeki paylarını ikincil piyasa yatırımcılarına devretmeyi tercih ediyor.
Alıcı Tarafın Avantajları
Bu varlıkları toplayan yatırımcılar ise:
- Riskin önemli kısmının zaten zaman içinde fiyatlandığını düşünüyor
- En kötü senaryoda zararın sınırlı, en iyi senaryoda ise çok katlı getiri sağlayabileceğini hesaplıyor
- Portföylerini geniş bir yelpazeye yayarak tekil başarısızlık riskini azaltıyor
Bu model, klasik erken aşama VC riskine kıyasla farklı bir risk-ödül profili sunuyor.
Startup’lar İçin Ne Anlama Geliyor?
Girişimler açısından zombi fonlara sıkışmış olmak genelde olumsuz algılanır: Destek azalmış, yeni network kapıları kapanmış ve sermaye erişimi zorlaşmış olabilir. Ancak yeni alıcıların devreye girmesi bazı avantajlar da sağlayabiliyor.
1. Daha Uyumlu ve Uzun Vadeli Ortaklar
Bu yeni tip yatırımcılar çoğu zaman:
- Kurucu ekiple daha esnek şartlarda çalışmaya açık
- Girişimi uzun süre taşıma niyetinde
- Değer yaratmayı sadece en hızlı çıkış üzerinden değil, sürdürülebilir büyüme üzerinden okuyan
ortaklar olabiliyor. Bu da girişimin stratejik kararlarında daha fazla nefes alanı yaratıyor.
2. Çapraz Portföy Sinerjileri
Bu yatırımcıların portföyleri çoğunlukla yüzlerce, hatta binlerce küçük paydan oluştuğu için:
- Farklı sektörler arasında iş birlikleri kurabilme
- Uluslararası pazarlara açılma desteği sağlama
- Yeni tur yatırımcılarıyla köprü görevi görme
gibi sinerjiler ortaya çıkabiliyor.
Riskler ve Tartışmalar
Her yeni finansal modelde olduğu gibi, girişim sermayesi zombilerini toplayan fonların etrafında da tartışmalar sürüyor.
1. Şeffaflık Sorunları
İkincil işlemler çoğu zaman:
- Özel sözleşmelerle
- Kısıtlı bilgi paylaşımıyla
- Farklı değerleme metodolojileriyle
yapılıyor. Bu da hem girişimler hem de LP’ler için şeffaflık açısından soru işaretleri yaratabiliyor.
2. Çıkar Çatışmaları
Aynı portföyde hem eski fonun hem de yeni ikincil alıcının olması, bazı durumlarda:
- Çıkış anında pay dağılımında gerilimlere
- Yönetim kurulu kararlarında öncelik çatışmalarına
- Yeni yatırım turlarında fiyatlama tartışmalarına
neden olabiliyor.
3. Gerçek Değerleme Sorunu
Zombi fonlardan alınan hisselerin gerçek değeri çoğu zaman net değil. Piyasa koşulları, girişimin son bilançoları ve sektör dinamikleri; iskonto oranının belirlenmesinde kritik ancak her zaman şeffaf olmayan değişkenler.
“Hold Forever” Stratejisinin Geleceği
Bu model, girişim sermayesi piyasasında kalıcı bir segment haline gelme yolunda ilerliyor. Özellikle:
- Makro belirsizlik dönemlerinde
- Büyük fonların risk iştahını azalttığı zamanlarda
- Çıkış pencerelerinin daraldığı döngülerde
“zombi” varlıkları toplayan sabırlı sermaye oyuncularının önemi artıyor.
Uzun vadede bu yaklaşım:
- Girişim piyasasında ikinci bir likidite katmanı oluşturabilir
- Başarısız gibi görünen portföylerin içinden nadir ama büyük kazananları ayıklamayı mümkün kılabilir
- VC fon modelini, daha esnek ve modüler yapılara doğru itebilir
Sonuç
Girişim sermayesi zombileri, ilk bakışta başarısızlık hikâyesi gibi görünse de, yeni nesil yatırımcılar için değer avcılığı fırsatı sunuyor. “Hold forever” yaklaşımı ise klasik VC zaman baskısını tersine çevirerek, zamana karşı yarışmak yerine zamanı lehine kullanmayı hedefliyor.
Hem fon yöneticileri hem girişimciler hem de LP’ler için bu yeni dinamikleri anlamak, önümüzdeki dönemde sermaye akışlarının nasıl şekilleneceğini öngörmek açısından kritik önem taşıyor.